Sonbahar Etkileri ve Depresyon

Sonbahar etkileri ve depresyon ilişkili görülen iki kavramdır. Gerçekten öyle mi gelin hep birlikte bakalım. Mevsim rüzgarları esmeye başladı, yaz çoktan hırkasını giydi, bavulunu topladı gidiyor. Hatta ev tekstili satan markalar battaniyelerde indirim var diye mesaj atmaya başladı. Yazı bir kenara bırakalım koskoca 2019 bile ömrünün son çeyreğine girdi. Sonbaharın gelişiyle sanki doğada da bir veda havası hissedilmeye başladı. Yapraklar sararıp teker teker ağaçlardan dökülürken bizlere de bir hüzün çöktü. Ben her sene sonbaharın gelişini okulların açılmasıyla anlardım. Bu sene okulum olmadığı için farklı olarak balkonda oturup üstüme bir şeyler alma ihtiyacı hissedince sonbaharın geldiğini anlamış oldum.

Sonbahar bana hep insan ömrünün son demlerini hatırlatır. Çoğumuza da bunu hatırlattığı tahmin ediyorum. Sıcaklık düşer, günler kısalmaya başlar, günlerin kısalmasına bakmaksızın koşuşturma artar. Güneşlenme süresi azalır uzun kış geceleri ile adeta daha karanlık bir dünyaya bürünürüz. Hem rutinlerimizdeki değişim hem havadaki değişim hem de sonbaharın çağrıştırdıkları birleşince tüm bunlar ”Sonbahar ve depresyon ilişkili midir?” sorusunu akla getiriyor. Mevsimsel değişimler bizim duygu durumumuz üzerinde oldukça olumsuz bir etkiye sahip olabilir. Öyleyse bu durumun olumsuz etkileri ile nasıl baş edeceğiz?

Sonbahar Etkileri ve Depresyon İlişkisi

Sonbahar genelde bir çok yazar ve şair için ilham kaynağıdır. Gerçekten de doğaya baktığımızda kahverenginin bu kadar çok tonunu başka hiç bir zaman göremeyiz. Fakat yine de içinde bulunduğumuz güzelliklere değil de olumsuz gözüken taraflara odaklanırız. Bakın dikkat edersek ”olumsuz gözüken” diyorum. Yani ortada gerçekten olumsuz olan bir şey olmayabilir. Yalnızca biz onu olumsuz olarak nitelendiriyor olabiliriz. Zira sonbahar için hep bunu düşünürüm. Sonbahar ve depresyonu ilişkilendirerek sanki ona biraz haksızlık yapmıyor muyuz?

Sonbaharı olumsuz olarak nitelendirme konusunda biraz düşünelim istedim. Neden bizim ruh aleminde sonbahar hüzünü ve olumsuzluğu çağrıtırıyor? Üzerine biraz düşününce bir tahminim oluşu. Sorumlulukların artışı ve uyum süreci gerektiren başlangıçların beraberinde getirdiği stres bu konuda etkili olabilir mi?

Bazen nesneler ve duyguları eşleştiririz. Örneğin en sevdiğiniz yemeği pişirirken sizi çok derinden etkileyen bir haber aldınız. O anda yaşadığınız panik duygusu ile yemeğin kokusunu eşleştirebilirsiniz. Daha sonrasında o yemeğin kokusuna dahi tahammül edemeyebilirsiniz. Böyle bir eşleştirme olmayabilir de tabi ki ama kokular beyinde en kalıcı yere sahip çağrıştırıcılardır. Yıllar sonra çok sevdiğiniz bir insanın kokusu bir anda burnunuza gelebilir. Ortada o kişiye ait birşey olmayabilir yada yıllarca o kişi ile görüşmemiş olabilirsiniz ama bilinçaltında onu çağtıştıran bir şey olmuştur ve kokusunu hatırlamışsınızdır.

Buradan duygular ile nesneleri eşleştirme konusuna dönecek olusak; sonbahar işte bizde bu şekilde stresin çağrıştırıcılığını yapıyor olabilir. Bu sayede bizde sonbahar ve depresyonu eşleştirmiş oluyoruz. Bu biraz da bizlerin ”sonbahar sıkıcı ve gri bir mevsimdir” şeklinde yaptığı genellemelerden kaynaklanıyor olabilir. Dolayısıyla sonbahar değil aslında bizim ona yüklediğimiz anlamlar ruh alemimizi olumsuz etkiliyor demek yanlış olmayacaktır. Tabi doğal faktörlerdeki değişim tamamen göz ardı edilecek etkisiz elemanlar değildir. Fakat bizi depresyona sürükleyecek kadar başrolde de yer almazlar. Zira sonbahar ruh alemimizdeki bu değişimden başlı başına sorumlu olsaydı herkes üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olurdu. Öyleyse hadi sonbahara daha fazla haksızlık yapmayı bırakalım ve bir yıl boyunca birdaha göremeyeceğimiz eşsiz manzaralarının tadını çıkaralım.

Uykuda Geçirilen Süreci Gün Işığına Uyumlu Bir Şekilde Ayarlamak

Birkaç kuşak öncesine baktığımızda büyüklerimiz erken yatıp erken kalkarlarmış. Yani kendilerini ve uyku düzenlerini güneşin hareketlerine göre programlarlarmış. Fakat modern dünyada elektrik bu düzeni biraz değitirmiş oldu. Öyle zamanlar geliyor ki karanlıkta yaşayıp gün ışığında uyumak istiyoruz. Bu durum özellikle günlerin kısalmaya başlamasıyla birlikte güneş ışığından daha az yararlanabileceğimizi göz önüne alınca çok da verimli olmuyor. Güneş ışığının psikolojimiz üzerindeki olumlu etkisini de düşününce bu mevsimsel geçişe ayak uydurmak için uykuda geçirdiğimiz süreci güneş hareketlerine uyumlu bir hale getirebiliriz. Uyku düzenimizi sağlamak hem artan iş yükümüz karşısında zamanı daha verimli kullanmamızı hem de daha fazla melatonin salgılanmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla tüm bunlar sonbahar ve depresyon ilişkisine ilişkin yanlış düşüncenin ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.

Doğadaki İşleyişten İlham Almak

Doğadaki işleyişe baktığımızda hiç bir şey kaybolmuyor. Adeta bir istirahat dönemine giriyor. Ağaçlar ve tüm canlılar baharda yeniden iş başı yapmak için bir yenilenme süreci geçiriyor. Yani onlar bu işleyiş içinde bir gün paydos demiyor. Bizler de doğada ki bu işleyişten ilham alarak depresif hissettiğimiz zamanlar içimizde yeniden umudu yeşertebiliriz. Dolayısıyla ”sonbahar ve depresyon” kalıp yargısını bu şekilde kırabiliriz. Nasıl karlar altında kalan bir kardelen onca soğuğa ve karın üzerinde oluşturduğu baskıya rağmen(zorlu şartlara karşı mücadele vererek) vakti gelince göğsünü gere gere kendisini sergiliyor. Bizlerin de omuzlarımızda hissettiği yük sorunlara karşı kararlı duruşumuz ile hafifleyecek ve bizler de çiçekler açacağız. Yeter ki sabırla kararlı bir duruş sergiyelim. Yani anlayacağınız o ki sonbahar etkileri ile bu kadardı.

Buradan diğer yazılarımıza ulaşabilirsiniz. Buradan kişisel gelişim konusundaki diğer yazılara ulaşabilirsiniz.

 

 

Okumalısın!

İnsanoğlunun Yeni Uzvu: Cep Telefonları

Bugün neredeyse herkesin elinde bir akıllı telefon mevcut. İş için kullanılan ikinci telefonları bu hesaplamaya dahil etmiyorum bile. Hatta bu durum öyle bir hal...

Can Sıkıntısı Neden Can Sıkar?

''Canım sıkıldı'' ifadesini kullanmayanımız yoktur sanırım. Peki ama nedir bu şiddetle kaçınmaya çalıştığımız can sıkıntısı? Bugün üzerine çok konuşulmayan ve konuşmayı da çok sevmediğimiz...

Sınav Kaygısıyla Başa Çıkma Rehberi

Sınav kaygısı yaşamayanımız yoktur sanırım. Fakat nedense herkes var olan sınav kaygısıyla nasıl başa çıkacağını düşünür ama kimse neden sınav kaygısı yaşadığını düşünmez! Beni...

Bizi Takip Edin!

33,313BeğenenlerBeğen
12,345TakipçilerTakip Et
44,123TakipçilerTakip Et
5,554AboneAbone Ol