Öfkeyle Yüzleşmek

Öfkeyi kontrol edebilmek için ilk başta bizim öfkeyle yüzleşmemiz gerekmektedir.

Bizleri Öfkelendiren Konuları İfade Etmek

Öfkeyle yüzleşmemiz gereken durumlar en çok anlaşılmadığımızı düşündüğümüz zamanlardır. Fakat bu durumda şunu düşünmeyiz. ‘’Ben anlaşılmak için kendimi yeterince açık ifade edebildim mi’’? Bu zamana kadar öfkenin bizim algılarımız doğrultusunda meydana geldiğini, herkesin her olaya aynı tepki vermediğini söyledik. İşte tam da bu noktada karşımızdaki kişiye öfkelenmemize sebep olan duygularımızı ifade etmeliyiz. Biz ifade etmezsek karşı taraftaki kişi bu davranışın bizi ne kadar rahatsız ettiğini bilemeyeceğinden belki de aynı davranışı sürdürecektir. Kendimizi ifade etmeden ‘’ Ne hissettiğimi anlasın’’. Diye beklemek karşı tarafa yapılacak en büyük haksızlıklardan birisidir. Bu yüzden ilk başta bizim öfkeyle yüzleşmemiz gerekmektedir.

Bunu öğretmenin anlatmadığı konudan öğrencilerini sınavda sorumlu tutmasına benzetebiliriz. Bizlerde ifade etmediğimiz konularda anlaşılmak gibi bir başarı beklentisine girersek hayal kırıklığına uğrayabiliriz. Duyguları ifade etme noktasında yaptığımız yaygın yanlış ise ‘’içimize içimize atıp’’ bir anda duygu patlaması yaşamamız. Alttan aldığımız ve görmezden geldiğimizi düşündüğümüz her şey içimizde ufak gibi görünen bir yer elde ediyor. Sonrasında sabır kabı dolunca hırçın tepkiler ile duyguları taşırmaya başlıyor. Bu gibi durumları yaşamamak için ise hislerimizi suçlayıcı olmadan ve ben dili kullanarak ifade etmeliyiz.

Yanlışlarımızı Kabullenip Uzlaşmacı Bir Tavır Sergilemek

İletişimde yapılan hatalar çoğu zaman dinlememekten kaynaklanır. Genelde sabit fikirli olduğumuzda, karşımızdaki kişiyi dinlesek dahi bir şeylerin değişmeyeceğine inandığımızda ya da bir konuda inatlaştığımızda dinlemeyiz. Fakat biraz durup öfkemiz dindiğinde (aslında öfkemizle yüzleştiğimizde) daha demin bizi öfkelendiren şeylerin o kadar da önemli ve büyük şeyler olmadığını düşünürüz. İşte bu sükûnet haline ulaşıncaya kadar çoğu zaman haklılığımızı savunup fevri tavırlar sergileriz. Bu fevri tavırlar nedeniyle de belki de çok sevdiğimiz yakınlarımızın kalbini kırabiliriz.

Anlaşmazlıklar hiçbir zaman tek taraflı değildir. İletişimde yapılan hatalar sadece bir tarafa mal edilemez. Ortada çatışma varsa iki tarafta da ‘’suç’’ vardır. Bundan dolayı gereksiz inatlaşmak ve olayları büyütmek sadece işlerin çözümünü karmaşık hale getirecektir. ‘’Ama ben… ‘’ şeklinde başlayan savunmalar dinlemenin dolayısıyla anlamanın ve uzlaşmanın önünde büyük bir engel oluşturacaktır.

 İçimizdeki Öfkeyle Yüzleşmek

Öfkeli bir surat ifadesi her zaman antipati oluşturur. Hatta asık bir surat ifadesine sahip kişiler olumsuz elektrik yaymak ile suçlanır. Çünkü insanlar su misali birlikte oldukları insanlardan, girdikleri ortamlardan etkilenirler. Bizim öfkeli yüz ifademiz de karşımızdaki sakin bir kişiyse bile onu olumsuz etkileyecektir. Bu noktada öfkeli surat ifadesine sahip olduğumuz halimizi bir ayna vasıtasıyla görmek ya da hayal etmek dışarıdan bakıldığında hoş bir görüntü oluşturmayacağından bizlerin öfke kontrolü sağlaması için faydalı olacaktır.

Buradan anasayfaya dönebilirsiniz. Buradan kişisel gelişim konusunda birçok yazıya ulaşabilirsiniz.

 

 

Önceki İçerikÖfkeyi Kontrol Etmek
Sonraki İçerikAşırı Düşünme

Okumalısın!

İnsanoğlunun Yeni Uzvu: Cep Telefonları

Bugün neredeyse herkesin elinde bir akıllı telefon mevcut. İş için kullanılan ikinci telefonları bu hesaplamaya dahil etmiyorum bile. Hatta bu durum öyle bir hal...

Can Sıkıntısı Neden Can Sıkar?

''Canım sıkıldı'' ifadesini kullanmayanımız yoktur sanırım. Peki ama nedir bu şiddetle kaçınmaya çalıştığımız can sıkıntısı? Bugün üzerine çok konuşulmayan ve konuşmayı da çok sevmediğimiz...

Sınav Kaygısıyla Başa Çıkma Rehberi

Sınav kaygısı yaşamayanımız yoktur sanırım. Fakat nedense herkes var olan sınav kaygısıyla nasıl başa çıkacağını düşünür ama kimse neden sınav kaygısı yaşadığını düşünmez! Beni...

Bizi Takip Edin!

33,313BeğenenlerBeğen
12,345TakipçilerTakip Et
44,123TakipçilerTakip Et
5,554AboneAbone Ol