Madde Bağımlılığının Gözardı Edilen Yüzü: Fare Parkı Deneyi

Madde bağımlılığı ile ilgili kaynaklara veya haberlere baktığımız zaman dikkat çekici bir unsur olarak hep maddenin insan vücudundaki yıkıcı etkileri gösterilir. Fakat kimse şunu sorgulamaz: Bu insan neden madde bağımlısı biri haline geldi? Neden Türkiye bugün madde bağımlılığına bağlı ölümlerde birinci sıraya yükseldi(!)

Maddenin etkisiyle fiziksel görünümünde birçok hasar meydana gelen bir kişinin ruhsal acıları, maddeye başlamadan önce yaşadığı psikolojik süreçler veya onu madde kullanmaya iten sebepler aklımıza nedense çok daha sonradan gelir. İşte bizlerde bugünkü yazımızda ele alacağımız deneyin bize sağlamış olduğu bilgiler doğrultusunda ”Bir insan neden madde kullanmaya ihtiyaç duyar?” bunu konuşacağız.

Psikolog Bruce Alexender’ın Fare Parkı Deneyi

Bu deneyi ilk defa duyduğum zaman madde bağımlılığına ilişkin temelde yapılması gereken şeylerleri çok güzel ifade eden bir deney olduğunu düşündüm. Bu yüzden de bugün bu deneyi burada ele almanın hayatı anlamlandırma noktasında da önemli bir farkındalık kazandıracağını ümit ediyorum.

Deney adından da anlaşılacağı üzere fareler üzerinde yapılıyor. Deneyin birinci aşamasında fareler bir kafese koyuluyor. Fakat kafese farelerin ilgisini çekecek, vakit geçirmelerini sağlayacak herhangi bir nesne koyulmuyor. Yalnızca kafesin kenarında iki adet hazne bulunuyor. Bu haznelerden birine içme suyu koyulurken diğer hazneye kokainli su koyuluyor. Burada amaç farelerin hangi suyu tercih edeceklerini gözlemlemek. Kafes içinde hiçbir ”meşguliyetleri” olmayan fareler iki suyun da tadına baktıktan sonra kokainli suyu içmeye başlıyorlar. Dolayısıyla da madde bağımlısı olmuş oluyorlar.

Deneyin ikinci aşamasında ise bu sefer fareler kendileri için dizayn edilmiş oldukça dikkat çekici aletlerin, oyuncakların ve birçok farenin bulunduğu bir kafese koyuluyor. İçme suyu ve kokainli suyun bulunduğu hazneler de yine kafesin kenarına koyuluyor. Fareler burada oynamaya başlayadursun, bir süre sonra su içmek için haznelere yöneliyor ve her iki haznedeki suyun da tadına bakıyor. Bu noktada şaşırtıcı olan hayatından memnun, kafesin içindeki yaşamdan mutlu olan farelerin bir sonraki seferlerde içme suyunu tercih etmeleri oluyor. Yani bu fareler kokainli suyun tadına bir kez baktıktan sonra birdaha onu içmek istemiyor.

Madde Bağımlılığının Gözardı Edilen Yüzü

Deneyde de görüldüğü üzere madde kullanma ihtiyacı kişinin hayattaki varoluşunu anlamlandırma arayışı ile çok bağlantılıdır. Zira biz hayattaki varoluşumuzu meşgul olduğumuz işler ve düşünceler ekseninde şekillendiririz. Mesleğimiz, işimiz, sosyal çevremiz, ailemiz ve inançlarımız gibi etmenler rollerimizi, dolayısıyla da toplumdaki varoluşsal konumumuzu belirler. Sahip olduğumuz bu rolleri yerine getirmek için gösterdiğimiz çabalar, hayattaki meşguliyetlerimiz ve üretimlerimiz de kimliğimizin oluşmasını sağlar(Örneğin mesleki ünvanlar kimliğimizin bir parçasıdır).

Özellikle ergenlik çağında zaten mevcut olan kimlik karmaşasına birde toplumda kendine  bir yer ve meşguliyet bulamamak eklendiğinde bu durum karamsarlık, ümitsizlik ve mutsuzluğu da beraberinde getiriyor. Dolayısıyla gençler ilk kafesteki fareler gibi potansiyel enerjilerini kullanacak bir ortam da bulamadıkları takdirde çareyi kendini uyuşturmakta buluyor. Yani fiziksel ve zihinsel güç doğru kaynaklara aktarılıp kullanılmazsa sonuçta birikip adeta bir bomba gibi patlıyor.

Tabi ergenlik dönemindeki bu potansiyel gücün doğru kullanılması adına da özellikle okullara ve sosyal belediyelere oldukça fazla görev düşüyor. Çocukların ve gençlerin rahatça gidip spor yapabileceği, kitap okuyabileceği ve yeni hobiler edinebileceği kısacası ikinci kafesteki fareler gibi keyifli vakit geçirebilecekleri merkezlerin sayılarının artırılması deneyin sonuçlarından da anlaşılacağı üzere düşündüğümüzden çok daha büyük bir önem arz ediyor. Özellikle de bu tarz merkezlerin sosyal imkanları kısıtlı olan bölgelerde olması demek birçok gencin zararlı alışkanlıklardan uzak tutulması anlamına gelecektir.

Buradan anasayfaya ulaşabilirsiniz. Buradan bu konu hakkında faaliyet sürdüren bir sivil toplum kuruluşu hakkında bilgi alabilirsiniz.

Önceki İçerikMutluluk Noktası Nedir?
Sonraki İçerikYa Beni Sevmezlerse?

Okumalısın!

İnsanoğlunun Yeni Uzvu: Cep Telefonları

Bugün neredeyse herkesin elinde bir akıllı telefon mevcut. İş için kullanılan ikinci telefonları bu hesaplamaya dahil etmiyorum bile. Hatta bu durum öyle bir hal...

Can Sıkıntısı Neden Can Sıkar?

''Canım sıkıldı'' ifadesini kullanmayanımız yoktur sanırım. Peki ama nedir bu şiddetle kaçınmaya çalıştığımız can sıkıntısı? Bugün üzerine çok konuşulmayan ve konuşmayı da çok sevmediğimiz...

Sınav Kaygısıyla Başa Çıkma Rehberi

Sınav kaygısı yaşamayanımız yoktur sanırım. Fakat nedense herkes var olan sınav kaygısıyla nasıl başa çıkacağını düşünür ama kimse neden sınav kaygısı yaşadığını düşünmez! Beni...

Bizi Takip Edin!

33,313BeğenenlerBeğen
12,345TakipçilerTakip Et
44,123TakipçilerTakip Et
5,554AboneAbone Ol