İnsanoğlunun Yeni Uzvu: Cep Telefonları

Bugün neredeyse herkesin elinde bir akıllı telefon mevcut. İş için kullanılan ikinci telefonları bu hesaplamaya dahil etmiyorum bile. Hatta bu durum öyle bir hal aldı ki akıllı telefonu olmayan kişilere adeta bu dünyadan değilmiş gibi bakılıyor.

Özellikle genç jenerasyon akıllı telefonun olmadığı bir yaşamda insanlar boş vakitlerini nasıl geçiriyordu, telefonsuz nasıl yaşanıyordu hayal dahi edemiyor. Bu yüzden bende bu yazıya bu şekilde bir başlık seçmeye karar verdim. Takdir edersiniz ki haklılık payım da var. Zira telefonlarımız artık resmen üçüncü bir kolumuz gibi işlev görmeye başladı. O kadar ki uyandığında ilk işi telefona bakmak olan ne kadar kişi var diye bir anket çalışması yapılsa çok açık ara farkla uyandığında ilk işi telefona bakmak olan kesim anketi birinci tamamlayacaktır. Bu yüzden bizlerde bu yazımızda biraz cep telefonlarımız ile kurduğumuz ilişki üzerine konuşacağız.

Nomofobi Nedir?

Nomofobi cep telefonu bağlantısını kaybetme, cep telefonsuz kalma korkusudur. Bu durum ilk defa duyulduğunda kulağa biraz garip gelebilir. Fakat teknoloji çağının bize hediyesi olarak ne yazık ki nomofobi bir hastalık tanımlaması olarak gündemimizde yer almaktadır. Bu konuda Prof. Dr. Nevzat TARHAN’ın şu şekilde bir açıklaması mevcuttur. ”Nomobofisi olan kişilerin telefonda ya da internette online olamama korkusu bulunmaktadır ve bağlantısız kaldıklarına kendilerini kötü hissederler. Nomofobisi olan kişi interneti yaşamının bir parçası hâline getirdiği için kapsam dışı kalma korkusu yaşar. İnternetin olmamasına tahammül edemez ve hemen sinirlenir. Mesela gittiği yerde internet yoksa bu yüzden tartışma yaşar. Kişi internetsiz bir yerde oturamıyorsa ve burada kendini kötü hissediyorsa, nomofobi başlamış demektir.” 

Bu tanımlama hepimize çok tanıdık geldi değil mi? Zira günümüzün büyük bir çoğunluğu ekranlara bakarak geçirdiğimizi ve gittiğimiz ortamları bile wife bağlantısına göre tercih ettiğimizi düşünürsek hepimizin büyük bir tehlike altında olduğu gözardı edilmez bir gerçek. Üniversite öğrencileri üzerinde yapılan bir çalışma da bize gösteriyor ki her 3 üniversite öğrencisinden 1’i nomofobik. Peki neden bu kadar çok telefona bağımlı bir hale geldik?

6 İnç ile Sınırsız Dünya

İçinde bulunduğumuz durumda ”Neden bu kadar telefona bağımlı bir hale gelmeyelim ki?” sorusu çok daha mantıklı bir soru olabilir. Zira dilediği her şeyi telefonla yapabilen bir insanın diğer cihazlara çok da bir ihtiyacı kalmamaktadır. Çünkü artık telefonlar hem bilgisayar, hem telefon, hem adımsayar, hem saat, hem defter, hem kitap… Bunca işlevi bir arada yapan bir cihaz da tabi ki neredeyse uyurken bile elimizde olacak kadar hayatımızı işgal ediyor. Bu yüzden bu konu eleştirmesi günden güne zorlaşan bir hal almaya başlamakta ve bizler de bu döngü içinde günden güne nomofobik hale gelmekteyiz. Dolayısıyla bu döngünün önüne nasıl geçeceğiz sorusu bu aşamada cevaplaması çok daha zor bir soru haline gelmektedir. Fakat en azından gün içinde kendimize, özellikle sosyal ilişkilerimize ayırdığımız telefonsuz saatler belirlemek ve bunu hayatımızda uygulamak bu durumun önüne geçmek için çok büyük önem arz etmektedir.

 Buradan anasayfaya ulaşabilirsiniz. Buradan konuyla ilgili çalışmaya ulaşabilirsiniz.

Okumalısın!

İnsanoğlunun Yeni Uzvu: Cep Telefonları

Bugün neredeyse herkesin elinde bir akıllı telefon mevcut. İş için kullanılan ikinci telefonları bu hesaplamaya dahil etmiyorum bile. Hatta bu durum öyle bir hal...

Can Sıkıntısı Neden Can Sıkar?

''Canım sıkıldı'' ifadesini kullanmayanımız yoktur sanırım. Peki ama nedir bu şiddetle kaçınmaya çalıştığımız can sıkıntısı? Bugün üzerine çok konuşulmayan ve konuşmayı da çok sevmediğimiz...

Sınav Kaygısıyla Başa Çıkma Rehberi

Sınav kaygısı yaşamayanımız yoktur sanırım. Fakat nedense herkes var olan sınav kaygısıyla nasıl başa çıkacağını düşünür ama kimse neden sınav kaygısı yaşadığını düşünmez! Beni...

Bizi Takip Edin!

33,313BeğenenlerBeğen
12,345TakipçilerTakip Et
44,123TakipçilerTakip Et
5,554AboneAbone Ol