Evlilik Çemberi

Bugün bizler biliyoruz ki evlilik kurumu yalnızca duygusal ihtiyaçların karşılandığı bir yapı değildir. Kişiler eş adalarını seçerken fiziksel ihtiyaçlarını da düşünmektedirler. Yani kişi çekirdek ailesinden aldığı bakımı evlilik yaşamı içinde de almak isteyecek ve ilişkinin temeli romantizmden daha çok hayatta kalma birliğine dönüşecektir. Fakat bu bazı kişiler için olması gereken sınırı aşmakta ve birlik ilişkisi bir çeşit bağımlılık ilişkisine dönüşmektedir. Özellikle bu durumu kadınlarda görmek çok daha muhtemeldir. Kadınların(özellikle yetiştiriliş tarzından kaynaklı) evlilik tanımı tüm benliği ile evliliğe dahil olma, kişisel sınırları kısıtlama ve kişiye özerk bir alan bırakmamak şeklinde gelişebilmektedir. Toplumsal söylemler de ne yazık ki bu düşünceyi destekler niteliktedir. Fakat benim tanımlamama göre bu ”yapışık ilişkiler” adeta bir koşucunun tüm gücüyle yarışa başlaması ve enerjisini iyi kullanamadığı için parkurun sonuna varamamasına benzetilebilir.

Oysaki sağlıklı ilişkiler; kişilerin bireysel alanlarını ve ortak paylaşımlarını denge içerisinde sürdürebildiği ilişkilerdir. Evliliğin ilk dönemleri içerisinde birlikte yapılan her aktivite yada her paylaşım zevk verirken zamanla her şeyde olduğu gibi ilişki içindeki hızlı tüketim de kaynakların tükenmesine sebep olacaktır. Kaynaklar tükenmeye başladıkça eşlerin ilişki içinde birbirlerini koydukları konumlar farklılaşacak yada zaten farklı olan konumlar daha da göze batmaya başlayacaktır. Dolayısıyla evliliğe bakışın ve beklentilerin uyuşmaması evlilik içinde sorunları da beraberinde getirecektir. Öyleyse gelin eşlerin evliliklerini nasıl tanımladıklarını ve birbirlerini nasıl konumlandırdıklarını somut olarak anlamak için uygulanabilecek örnek bir metaforlaştırmadan bahsedelim.

Evlilik Çemberi Kesişiyor Mu?

Bu konuda evliliğinizin nasıl bir yapıya sahip olduğunu somut olarak görmek için daire çalışması yapabilirsiniz. Bu dairelerin konumu her iki eş içinde farklı olabilir. Zaten bu farklılığı net olarak görememek ilişkilerin açmaza girmesine neden olan önemli bir sebep olduğundan dairelerin konumunu iyileştirmek ve ortak paydada buluşmak sağlıklı ilişkiye ulaşmak için oldukça önemli bir çalışma olacaktır. Daire çalışmasında yapmanız gereken yalnızca iki daire çizmek. Sembolik olarak bu dairelerden birisi eşiniz birisi de sizsiniz ve sizin gözünüzde ilişkinizin yapısı nasılsa bu dairelerin konumlarını da ona uygun bir şekilde çizmelisiniz. Bu daireler bağımsız iki daire mi? Kişişel alanlara izin veren, kesişim kümesi olan bir konumda mı? Yada tamamen iç içe geçmiş, kişisel alanlara izin vermeyen bir model mi ortaya çıkan. Tabiki sizin modeliniz sadece bu üç modelden herhangi biri olmayabilir. Belki sizin çiziminiz daha geniş bir kesişim kümesine sahiptir, belki de iç içe geçmiş ama çok az da olsa kişisel alanlara izin veren bir yapıya sahiptir. Yani bu her kişiye ve evliliğe göre değişkenlik gösteren bir modeldir. Ama eşlerin ilişkinin biçimi konusunda ortak bir paydada buluşması için oldukça güzel bir modellemedir.

Çemberdeki Farklılıklar

Burada en çok dikkat edilmesi gereken nokta ise; eşlerin farklı çizdikleri modellemeler yüzünden birbirini suçlamaları olacaktır. İlişkinin yapısını farklı görmekten kaynaklı eşlerin birbirini eleştirmesi mevcut ilişkiyi olumlu bir gelişim kat etmekten çok uzağa götürektir. Bu tür bir suçlama asla yapıcı olmadığı gibi çalışmanın amacına da ters düşecektir. Bu çalışmanın amacı eşlerin gözünde oluşan farklılıkları görüp bu farklılıklara sebep olan durumları tespit etmek ve evliliği eşlerin beklentisine göre ortak bir paydada buluşturmaktır. Yani adeta hastalığı bulup, teşhisi koyup son olarak da tedavi sürecine başlamak diyebileceğimiz bir yol izlemektir.

Bu arada eşler arası bakış açısındaki farklılıklar asla tam anlamıyla ortadan kalkmayacaktır. Çünkü bu erkek ve kadının dünyayı algılamasındaki farklılıktan kaynaklanmaktadır. Fakat farklılıklar her zaman olumsuz olarak algılanmamalıdır. Zira bu farklılıklar yaşamın devam etmesi için gerekli olan farklılıklardır. Yeter ki çatışmaya dönüşmesin.

Buradan anasayfaya dönebilirsiniz. Buradan kişisel gelişim hakkında birçok yazıya ulaşabilirsiniz.

Okumalısın!

İnsanoğlunun Yeni Uzvu: Cep Telefonları

Bugün neredeyse herkesin elinde bir akıllı telefon mevcut. İş için kullanılan ikinci telefonları bu hesaplamaya dahil etmiyorum bile. Hatta bu durum öyle bir hal...

Can Sıkıntısı Neden Can Sıkar?

''Canım sıkıldı'' ifadesini kullanmayanımız yoktur sanırım. Peki ama nedir bu şiddetle kaçınmaya çalıştığımız can sıkıntısı? Bugün üzerine çok konuşulmayan ve konuşmayı da çok sevmediğimiz...

Sınav Kaygısıyla Başa Çıkma Rehberi

Sınav kaygısı yaşamayanımız yoktur sanırım. Fakat nedense herkes var olan sınav kaygısıyla nasıl başa çıkacağını düşünür ama kimse neden sınav kaygısı yaşadığını düşünmez! Beni...

Bizi Takip Edin!

33,313BeğenenlerBeğen
12,345TakipçilerTakip Et
44,123TakipçilerTakip Et
5,554AboneAbone Ol