Çocuklarda Duygusal İhmal ve İstismar

Çocuklarda duygusal ihmal ve istismarı ayrı bir yazıda ele almanın daha faydalı olacağını düşünmekteyim. Neden bu başlığı ayrı ele aldığımı açıklayacak olursak daha önceki yazımızda da dediğimiz gibi duygusal ihmal ve istismar fark edilmesi en zor istismar türüdür. Uzun yıllar farkına varmadan sürdürülebilir ve çocuğun kişilik gelişimi üzerinde oldukça yıkıcı etkilere neden olabilir.

Çocuklarda Duygusal İhmal ve İstismar Çesitleri

Tek Başına Bırakma

Çocukları tek başına bırakma görünürde çok masum bir davranış gibi gelebilir. Bu da mı ihmal sınıfına giriyor? şeklinde düşünebilirsiniz. Fakat bu yazımızda tek başına bırakmanın çocuk üzerindeki olumsuz etkilerinin düşündüğümüzden daha ciddi boyutlara ulaşabileceğini hep birlikte göreceğiz. Tek başına bırakma konusunda ele alacağımız ilk ihmal çeşidi fiziksel olarak yalnız bırakmadan ziyade(fiziksel yalnız bırakma da bir ihmal çeşididir) çocuğu sorunlar karşısında tek başına bırakma olacaktır.

Güven duygusunun yaşam için ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu daha önceki  yazılarımızda da konuşmuştuk. Tüm yetişkinlik hayatımızda kullanacağımız güven  kapasitemize çocukluk yaşantımız sonucunda sahip oluruz. Çocuğu sorunlar karşısında tek başına bırakmak hem çocuğun sorunlarla baş etme becerisinin gelişmesinde olumsuz bir etkiye sebep olacaktır (zira sorunlarla baş etme becerisi de ebeveynlerden öğrenme sayesinde gelişen bir kabiliyettir). Hem de çocuk kendini güvende hissetmediği için özgüven gelişimi de sağlıklı bir şekilde gerçekleşemeyecektir.

Sorunlar karşısında çocuğu yalnız bırakmanın bir ihmal çeşidi olduğunu gördükten sonra fiziksel olarak yalnız bırakmanın da bir ihmal çeşidi olduğunu eklemeden geçemeyiz. Özellikle çocukta anne ile güvenli bağlanmanın gerçekleşmesi ”hayati” bir öneme sahiptir. Bunun ne kadar önemli bir gelişim süreci olduğunu daha somut bir hale getirmek için okuduğum bir kitaptaki vaka örneğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu örnek küçük yaşlarda çocuğun ”devamlı olarak” tek başına bırakılmasının çocuk üzerinde oluşturduğu hasara ilişkin olacaktır.

Tek Başına Bırakmanın Çocuk Üzerinde Oluşturduğu Hasar

Anne ve babası çalışan bebek gündüz kensine bakım sağlaması için bir bakıcıya emanet edilir. Bakıcı geniş aileden birisidir ve ekonomik olarak ihtiyaçlarını tek maaş ile karşılayamadığı için ikinci bir işte daha çalışmaktadır. Bu durumdan anne-babanın haberi yoktur. Bakıcı hergün bebeğin fiziksel ihtiyaçlarını karşılayıp ikinci işine gitmektedir. Çocuğun anne babası eve geri dönmeden de eve dönmektedir. Yani bebek tüm gün evde yalnız bırakılmaktadır. Anne zamanla bebeğinin daha az tepki verdiğini ve eskisi kadar neşeli bir bebek olmadığını gözlemlemeye başlamıştır. Bebeğin tüm gün evde yalnız bırakıldığını bilmeyen anne bunun nedenlerini aramaya başlamıştır.

Bir gün bebeğe yalnışlıkla iğne batması sonucu ağlamadığı gören anne artık kesin olarak bir şeylerin ters gittiğini anlamıştır. Zira bebeği kesinlikle tepki vermekten kaçınmaktadır. Anne araştırmaları sonucu bebeğe bakım veren kişinin başka bir işte daha çalıştığını ve bu yüzden bebeği gün boyu evde yalnız bıraktığını öğrenmiştir. Bu durum bebeğin ağlamalarına ve yardım çığlıklarına karşılık bulamaması sonucu ağlamaktan vazgeçmesine neden olmuştur. Çünkü bu süreçte bebek ağlamanın kendisine yardım getirmeyeceğini deneyimleyerek öğrenmiştir. Tüm bunların sonucunda da fiziksel ve duygusal olarak tepkisiz ve donuk bir bebek haline gelmiştir. Bu tepkizlik hali bebeğin tüm hayatı boyunca sevgi beklentisini ve sevgisini ifade etmesini engelleyecek bir yaşantı olarak onda travmatik bir iz bırakmıştır.

Kendi Çıkarına Kullanma

Çocuğu yetişkinin çıkarına olacak şekilde kullanma bir duygusal istismardır. Özellikle çocuk işçiliği ve dilendiriciliği çocuğu kendi çıkarına kullanma kapsamında çok önemli toplumsal sorunlardır. Çocuğu kendi çıkarına kullanma noktasında ödül sistemi çok sık kullanılmaktadır. Burada çocuktan yapması istenilen şey söylenir ve karşılığında ”şunu yaparsan şunu yaparım, şunu alırım, şuraya gitmene izin veririm” gibi vaadler ile çocuk gerçek olmayan şeylere inandırılır. Fakat bu bir ödülden ziyade rüşvete benzemektedir. Ayrıca söz verilen karşılık yapılmadığı takdirde çocuğun güven duygusu zarar görür ve yetişkin yaşantısında insanlara güvenmek konusunda sorunlar yaşayabilir.

Özellikle kendi çıkarına kullanma konusunda en çarpıcı tehdit annelerimizin ”Şunu yapmazsan annen olmam!” tarzındaki söylemleridir. Bu ifade özellikle soyut düşünme becerisi gelişmemiş çocukların dünyasında ciddiye alınabilir ve çocuk annesini kaybetmemek için adeta her istenilen şey karşısında itaat gösterebilir. Bu durum annenin gözünde çocuğunun çok uslu olduğuna yönelik olumlu bir izlenim bıraksada aslında çocuğun kişilik gelişimine zarar vermektedir.

Vaktinden Önce Yetişkin Rolü Verme

Ebeveynler bazen farkında olmadan çocuklarına taşıyamayacağından fazla sorun yüklerler. Özellikle anneler çocuklarını adeta bir sırdaş olarak gördüklerinden içlerinde ne biriktirdilerse çok kolay bir şekilde çocuklarına anlatırlar. Fakat çocuk kendisine anlatılan sorunlara bir çözüm üretemeyeceğinden kendisine yüklenenler karşısında içine kapanacaktır ve ebeveyninin sorun yumağına bir sorun da kendisi eklememek için yetişkin gibi davranmaya çalışacaktır. Yani bir nevi kendi ebeveynlerine ebeveynlik yapacaktır.

Vaktinden önce yetişkinlik rolü verme noktasında en çok yapılan hatalardan birisi de ” sen bu evin erkeğisin” , ” artık sen abla oldun” gibi cümleler kullanarak çocuğun henüz hazır olmadığı rolleri kendisine yüklemektir. Bu cümlelerin kurulduğu çocuk evdeki büyük çocuk olabilir fakat nihayetinde o da bir çocuktur. Örneğin 15 yaşındaki bir erkek çocuğa ”sen bu evin erkeğisin” diyerek babasının rolünü yüklemek bu açıdan bakınca sizce de çocuğa haksızlık olmuyor mu?

Bu başlık altında alabileceğimiz diğer faktör bir önceki başlıkta değindiğimiz çocuk işçiliği ve dilendiriciliğidir. Çocuğun sağlıklı gelişimi için çocuk hakları kapsamında akranları gibi okula gitmek, eğitim almak ve oyun oynamak en doğal haklarıdır. Bu bağlamda çocuğa vaktinden önce yetişkin rolü vermek çocuk haklarına da aykırı bir durumdur.

Bir sonraki yazımızda ”Duygusal İhmal ve İstismar” konusu kapsamında Yıldırma, Suça Sürükleme/Yöneltme, Aşırı Koruma  ve Duygusal Tepki Vermeyi Reddetme başlıklarını ele alacağız.

Buradan ”Çocuklarda İhmal ve İstismar” başlıklı yazımıza ulaşabilirsiniz. Buradan kişisel gelişim konusunda birçok yazıya ulaşabilirsiniz.

Önceki İçerikÇocuklarda İhmal ve İstismar
Sonraki İçerikKendine Yardım

Okumalısın!

İnsanoğlunun Yeni Uzvu: Cep Telefonları

Bugün neredeyse herkesin elinde bir akıllı telefon mevcut. İş için kullanılan ikinci telefonları bu hesaplamaya dahil etmiyorum bile. Hatta bu durum öyle bir hal...

Can Sıkıntısı Neden Can Sıkar?

''Canım sıkıldı'' ifadesini kullanmayanımız yoktur sanırım. Peki ama nedir bu şiddetle kaçınmaya çalıştığımız can sıkıntısı? Bugün üzerine çok konuşulmayan ve konuşmayı da çok sevmediğimiz...

Sınav Kaygısıyla Başa Çıkma Rehberi

Sınav kaygısı yaşamayanımız yoktur sanırım. Fakat nedense herkes var olan sınav kaygısıyla nasıl başa çıkacağını düşünür ama kimse neden sınav kaygısı yaşadığını düşünmez! Beni...

Bizi Takip Edin!

33,313BeğenenlerBeğen
12,345TakipçilerTakip Et
44,123TakipçilerTakip Et
5,554AboneAbone Ol